Çek sanatının ayrıksı ustası, çok yönlü sürrealist sanatçı Jan Svankmajer’in 2005 tarihli filmi Lunacy, Edgar Allan Poe ve Marquis de Sade üzerine etkileyici bir saygı duruşu. Lunacy, akıl hastalarının hastane sınırları içinde tamamen özgür ve büyük baskı altında yaşadığı iki farklı gerçekliği gösterip ikisinin kötü yanlarının bir karışımı olarak nitelediği farklı bir gerçekliğe seyircinin ulaşmasını amaçlıyor. Svankmajer, bu gerçekliğin hem özgürlüğün hem de büyük bir baskının aynı anda yaşandığı ve en beter yaşam şekli olan bu vaziyetin modern hayattan başka bir şey olmadığını henüz filmin başında kendi dile getiriyor. Lunacy, hastanenin yöneticiliğinin ele geçirmiş ve hastalara mutlak özgürlük sağlayan bir metodu uygulayan oldukça tuhaf bir ikilinin yarattığı düzenin, hastaneye gelen genç bir adam tarafından bozuluşu üzerinden şekilleniyor. Kliniğin “gerçek” doktorlarının bir hücrede kapatıldıklarını öğrenen ve harekete geçen genç adam, onları özgürlüğüne kavuşturur. Bu mantıklı görünen hareketin bir adım sonrası ise büyük bir trajediye gebedir; zira bu tutsak grup en nihayetinde hastaları şiddet ile terbiye eden azılı bir çeteden başkası değildir. Hastanenin canlı, tuhaf ve kaotik ortamı hızlı bir şekilde korku düzeninin hakimiyetine girer. Hiç şüphesiz Svankmajer’in dehası, filmine kattığı birbirinden fersah fersah uzak birçok ögeyi harmanlama gücünde yatıyor. Lunacy, çağdaş zaman ile 18. yüzyıl yaşamından ögelerin, komik ve absürt anlar ile korku ve gerilim anlarının, canlı çekim ile sürreal stop-motion animasyon parçalarının enfes bir uyumla birleştiği kendine has bir anlatı yapısı tutturuyor. Çarpıcı imgelerle dolu bu karmaşık yapının ardında ise oldukça sert bir modern yaşam eleştirisi ve Hristiyan kültürüne karşı amansız bir saldırı bulunuyor. (Niwemang)
7.3
1970-01-01 01:00:01 MrBoto
Yorum Yapın / Bilgi Verin

×

×

Şikayet Konusu:


×
Yorum


alıcı:konu: mesaj:
Tek Tuşla Bağlan...×