Geçen Yıl Marienbad'da genelde modernist sinemanın, özelde de savaş sonrası Fransız sinemasının mihenk taşıdır. Alain Resnais'nin 1961 yapımı ikinci filminin de, tıpkı 1959'da sterime giren ilk filmi Hiroshima Mon Amour (Hiroshima Sevgilim) gibi, Resnais'nin Fransız Yeni Dalga akımına bağlı daha genç meslektaşlarının kullandığı aşağılayıcı ifadeyle, uzun süredir hâkim olan "kalite geleneğinin biçimlendirdiği filmlerden kökten farklı olduğu anında belli olmuştu. Film yalnızca alışılmadık ya da tuhaf değildi. Bir öykü anlatan filmlerle ilgili yerleşmiş yargılara şiddetle saldırıyor, öykünün geçtiği zamanı belirleyen yapısından fotoğrafik kompozisyonlara ve karakterlerin gelişimine dek film yapmanın "doğru" bilinen bütün yönlerini sorguluyor ve yıkıyordu. Marienbad yalnızca Resnais'nin zihninin ürünü değildir. Filmin ihtişamının, Alain Robbe-Grillet'nin zarafetle kotardığı senaryonun (hayranlarının bile fark edebildiğinden daha nükteli ve tuhaftır) hülyalı şiirselliğiyle ve Sacha Vierney'in başlı başına rkemli bir başarı olan muazzam geniş açı rüntüleriyle organik bir bağı bulunur. Daha da derine inildiğinde Cahiers du cinema dergisine yazan film eleştirmenlerinin rüşlerinin, modern resim sanatındaki gelişmelerin, Avrupa felsefesindeki varoluşçu ve Bergson odaklı akımların ve Fransız kültürünün bu çok verimli döneminde yer alan diğer güçlü teorik-kültürel-sosyopolitik yeniliklerin de hakkının verilmesi gerekir. Sıra dışı oyuncu kadrosunu da unutmamak gerekir. Efsanevi Delphine Seyrig, A denilen kadını, benzersiz Giorgio Albertazzi, X adındaki gizemli yabancıyı ve incelikli ifade gücüyle Sacha Pitoeff, öykünün şaşkın kocası M'yi canlandırır. Bu son derece gizemli masalın anlaşılmaz karakterlerini, filmin zarif havasını mükemmel kılan ölçülü bir tutkuyla betimlerler. Yine de Marienbad'ı temelde bir Resnais filmi olarak rmek, hem bu yapımın sonraki başyapıtlarıyla (sıradışı Muriel ou le Temps d'un Retour, 1963; Providence-Kayra, 1977; ve Mon Oncle d'Amerique-Amerikalı Amcam, 1980 gibi) türdeşliğini kabullenmek hem de Resnais'nin ilerici sinema için ne kadar önemli olduğunu kavramak anlamına gelir. Kendine özgü mütevazılığıyla bir keresinde Marienbad için "düşüncenin ve işleyişinin karmaşıklığını" yakalamaya yönelik "kaba ve ilkel bir girişim" demişti. Seçtiği sıfatlarda yanılıyordu ancak bu tuhaf ve etkileyici filmle ilgili geri kalan her konuda haklıydı. Başka hiçbir sinema eserinde, bilincin ve belleğin labirenti andırır işleyişi böylesine büyük bir güçle canlandırılmamış ya da daha anlamlı bir biçimde ele alınmamıştır.
8.0
1970-01-01 03:00:01 MrBoto
Yorum Yapın / Bilgi Verin

×

×

Şikayet Konusu:


×
Yorum


alıcı:konu: mesaj:
Tek Tuşla Bağlan...×